Kampanya fiyatından satılmak üzere 5 adetten az stok bulunmaktadır.
Bir ürün, birden fazla satıcı tarafından satılabilir. Birden fazla satıcı tarafından satışa sunulan ürünlerin satıcıları ürün için belirledikleri fiyata, satıcı puanlarına, teslimat statülerine, ürünlerdeki promosyonlara, kargonun bedava olup olmamasına ve ürünlerin hızlı teslimat ile teslim edilip edilememesine, ürünlerin stok ve kategorileri bilgilerine göre sıralanmaktadır.
Ne çok severiz hayvanları öyle ki onları sirkte bile görmeye dayanamayız acıdan.
Bir Altın Kartal var sokakta üç kuruşa gagasıyla niyet çekmeye şartlanmış, Kara Katır var maden ocağında zorla çalıştırılan gün yüzü görmeden, mavi gözlü kedi Boncuk’un soluksuz ölümü, yazarın kedisi Kuyruk’un ölümü bir de… Onların evcilleştirilmiş yaşamlarına ne çok acırız.
Peki ya sahipleri? Kartalı avlayan avcı, Boncuk’u bilmeden öldüren çocuk, Kara Katır’ı döve döve madene sokan köylü… Ne acımasızlar değil mi? Salt yoksulluğun değil, kıyısına geldikleri açlığın nefessiz bıraktığı insan posaları ama bunlar.
Devletin idam sehpasına bu kez cellat olarak ittiği “Çingen Amet
” hiç tanımadığı insanlar için hayatını feda eden bir devrimci
ıstıraplı, feci kaderini bildiği için madende kendi yerine katırını çalıştıran köylü
bir hayat kadını eskisi, sokak kedilerinin, getireceği yemekler için yolunu gözlediği
ilk kez gittiği lokantadaki kuşların kafesten salıverilmesini isteyen büyük kabahatlerin adamı
sadece kartalıyla konuşan avcı
ailesinin ve toplumun ölüm fetvasından ancak ölümün kıyısına savrularak kurtulan genç kadın
sevdiği kadın için akrabalarının ölümünü düşleyen katil
annesini döven babasını dövmek için boksör olan çocuk
budanmış bir asker… Bunlar insanlık denilen acımasız çukurun çamurdan bedenleri, bunlar onurlarını zımparalayan yaşamın paçavralaştırdığı suretler, umutları çölleştirilmiş yüzler, sevgisizliğin çalakalem gölgeleri… Sanki tanrı yaratmamış bunları.